Malatya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bardak çekme sempozyumu düzenlendi

Malatya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bardak çekme sempozyumu düzenlendi

Malatya Üniverstiesi Tıp Fakültesinde düzenlenen “Tıpta Alternatif  Şifa Yöntemleri” panelinde söz alan Doç. Dr. Kamuran Sezgin, bardak çekme ve hacamat gibi alternatif şifa yöntemlerinin mucizelerinden bahsederek, bilimi kör, sağır ve dilsiz olmakla suçladı.

Malatya Üniversitesinde düzenlenen ve yoğun bir ilgiyle karşılanan sempozyumda konuşan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Sezgin, bardak çekme yönteminin 3.000 yıla varan tarihi bir arka planı ve köklü bir geçmişi olduğunu belirterek, modern bilimi bu mucizevi tedaviye karşı ilgisiz olmakla suçladı.

BAŞI AĞRIYAN HASTANENİN KAPISINA DAYANIYOR

“Sözlerine bardak çekme mucizesinin başta kas olmak üzere bir çok spazma çok iyi geldiğini belirterek başlayan Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü “Sırt ağrısı dediğimiz şey aslında kas spazmıdır. Laktik asit dediğimiz bir hadise var. Bu şey zamanla vücutta birikerek ağrıya neden olur. Bardak çekme ise kasta biriken laktik asitleri, kan dolaşımını arttırarak inhibe eder ve kastan uzaklaştırır. Bu asitte idrar yolu ile vücuttan dışarı atılır.”

“Bu yöntemi bütün baş boyun, bel, kalça, bacak, diz ağrısı problemlerinde gönül rahatlığı ile deneyebilirsiniz. Ben de kişisel olarak yıllardır bu yöntemi kullanıyorum. Ne zaman sırtım ve belim ağrısa hemen bizim hanıma bardak çektiriyorum. Kısa sürede ne ağrı kalıyor ne sızı. Kendi işim olmasa hastanenin yolunu unutacağım.”

Eski çağlarda doktor mu vardı? İnsanlar kendi kendilerine birçok farklı yöntemler geliştirmişler. Bu yöntemlerde nesilden nesile  aktarılarak bize ulaşmış. Şimdi adamın biraz başı ağrıyor, aman doktor beni iyi et diye hemen hastanenin kapısına dayanıyor. Önce güzel bir nane limon kaynat, içine biraz sinameki koy, bak baş ağrısı filan kalıyor mu?

“Modern bilim milyonlarca dolarlık bütçeli araştırmalar, deneyler yapmasına rağmen hala bir çok hastalık karşısında çaresiz kalıyor. O kadar para harcayana kadar halkın arsına inip, onların kullandığı yöntemleri inceleseler, hakikate daha çabuk ulaşırlar. Ama bilim hakikati görmemeyi, kör ve sağır olmayı tercih ediyor. Gözleri var görmezler, kulakları var işitmezler”

HASTALIĞI VEREN ALLAH ŞİFAYI DA VERİR

“Tıpta bir kaide vardır. Hastalığı veren Cenab-ı Allah şifayı da verir. Modern tıbbın yapacağı tek şey, gözlerinin önündeki gerçeklere karşı gözlerini yummamak.”

Enstitü olarak bardak çekme, hacamat gibi yöntemleri evlere hapsolmaktan kurtarıp ilimin arasına katacağını ifade eden ve bu yöntemleri Tıp Fakültelerinde yaygınlaştırmak için gerekli her türlü çabayı göstereceklerini de sözlerine ekleyen Sezgin, en kısa sürede üniversite bünyesinde “Bardak Çekme Enstitüsü” açacaklarını ve bu enstitüde kuracakları “Bardak Çekme Ünitesi” ile aynı anda yüzlerce kişiye hizmet vermeyi planladıklarını da sözlerine ekledi.

Sözlerini “mucizeyi laboratuvarlarda değil halkın arasında arayın” diyerek sonlandıran Sezgin’in konuşması, dinleyiciler tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Kirpi Bilim-Teknoloji

 

Bu haberler de ilginizi çekebilir

0 comments